Oruç borcu olduğu halde ölenin hükmü

Oruç borcu olduğu halde ölenin hükmü

Âişe annemiz (Allah ondan razı olsun) rivayet ediyor ki, Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Kim orucunu ödemeden vefat ederse, velisi onun yerine oruç tutsun.”

(Buhârî, 1952; Müslim, 1147)

Şerh (Şeyh Ubeyd el-Câbirî):

Orucunu ödemeden vefat eden kimsenin iki durumu vardır:

Birincisi: İhmal (gevşeklik) durumu.

O kimsenin oruçlarını kaza etmeye imkânı vardı; ancak ihmal etti. Mesela hastaydı, sonra iyileşti; seferdeydi, sonra döndü vb. Bu kimse ihmalkârdır. Onun yerine velisi oruç tutar; çünkü bu bir borçtur. Veli; eşi, oğulları ve kızlarıdır.

Hatta aralarında paylaşarak da tutabilirler; ancak hepsi aynı günde tutmasınlar.

İkincisi: Oruç tutmaya imkânı olmayan kimse.

İşi vb. sebeplerle arka arkaya çokça seyahat eden ve oruç tutmaya fırsat bulamayan yahut hastalığı uzun süren ve bu hâlde vefat eden kimse. Böyle birinin velilerine, onun yerine oruç tutmak vacip değildir.

Bazı âlimler (İmam Ahmed) bu hadisin nezir orucu hakkında olduğunu söylemişlerdir.

Cevap:

Burada genel olarak orucunu ödemeden vefat eden kimseden söz edilmektedir. Bunu nezir orucuyla sınırlandırmak doğru değildir. Nezir orucu başka bir hadiste zikredilmiştir.